1 Aralık 2012 Cumartesi

Blogum ölmüş yorum ağlayanım yok.


Çoğu derste eşit ağırlık sınıfıyla birlikteydik. Anlatmıştım zaten,30 kişilik sınıf kalabalık gürültü vs vs. Sınıflarımız ayrıldı! 6 kişilik sınıfımızla derslere giriyoruz. Sadece tırıvırı (Beden din resim vs.) derslerde birlikteyiz. Onlarda pek sorun olmuyor. Günlerim artık biraz daha sakin ve baş ağrısız geçiyor. 

Bunun dışında hala okulun zaman kaybı olduğunu düşünüyorum ama. Zaten dershanede işliyoruz dersleri birde tekrar okulda aynısını işliyoruz. Tamam tekrar oluyor ama bence artık hızlıca ilerlemek ve bol bol test çözmek lazım. 120 günden az bir zaman kaldı ve ben hala tarih-coğrafya eksiklerimi kapatamadım. Kapatamamaktan da korkmuyor değilim. Öğretmenler şubatta konuların bitmiş olduğunu söyleseler de içten içe tedirgin oluyorum. 

Tedirginlik demişken,tek tedirgin olduğum konu yalnızca bu değil. Hedefler konusunda da çok tedirginim. İnsanlar bölümden üniversiteye kadar bölümlerini belirlemişken ben hala üniversitelerde kararsızlık yaşıyorum. Gideceğim bölüm büyük ihtimalle İngiliz Dili ve Edebiyatı olacak kendimi öğretmen ama tercüman olarak görmediğim için ama hangi üniversite hala yeterince şekillenmiş değil kafamda. Korkuyorum bazen. Sonra yatıştırıyorum kendimi. Evet, kendi kendimle konuşup moralimi düzeltiyorum. Yalnız bana insanlara ihtiyaç duymamayı öğretti. Ben bir psikologa ya da en basitinden bir rehberlik öğretmenine gitsem onun söyleyecekleri de çok farklı olmayacak. hatta sırf ne diyeceğini merakımdan gittim,benim dediğimden daha donanımsız şeyler dedi. Normal de bu zaten. Beni ne kadar iyi tanırsa tanısın benim iç dünyamı benden daha iyi kimse bilemez ki. O yüzden sanırım biraz psikologa  psikiyatra giden insanları desteklemiyorum. Her neyse. 

Hazır yalnızlıktan girmişken dönemin başlarında "yalnız değilim ama kafamı kurcalayan bir şey yok" diyordum ya onun da etkisi geçti. Artık kendimi yitik,bitmiş hissediyorum. O kadar boş bir hafifliğin içerisindeyim ki... Robot gibi her sabah aynı saatte kalkıp aynı şeyleri yaşıyorum akşamsa boşalan bataryayı doldurur gibi yatıyorum. Hatta bu yüzden hafta ve gün kavramımı değiştirdim. Benim için bir gün demek size göre 1 hafta demek. Gün deyince ne gelir insanın aklına sürekli aynı periyotlarla süregelen zaman dilimi. İşte benimde her haftam aynı şekilde süregeldiği için bir haftaya bir gün diyorum. Soyut kavramlarla eğleniyorum.

Böyle geçiyor işte günlerim. Yanımda sandığım arkadaşlarımın aslında yanımda olmadığını görerek. En yakın arkadaşımı kaybedeli uzun zaman oluyor. Burada da anlattığım samimi arkadaşlarımın hiçbir artık yok. Bazen en yanımda olduğunu düşündüğüm arkadaşımdan bile şüphe duyuyorum aramıza bir soğukluk girdiğinden. Zaten haklıyım da şüphe duymakta. Ortada hiçbir şey yokken -aslında sadece bana özel olmasa da- böyle  soğuk davranması beni üzüyor. tabi kendi bileceği şey. Ben kimseyi zorla tutmam ki. Elbet biri gittikçe başka biri gelir. Sonuç olarak kimse hayatımda ebediyen yoktu. Benim için insanları kaybetmek çok zor değil. Biraz üzülürüm sonra geçer. Bu yüzden de hiçbir zaman -bir yerden sonra- karşılıksız aşkı anlayamacağım. 

Ayrıca eşit ağırlık sınıfındakilerin bilmesi yetmiyormuş gibi ÖĞRETMENLER öğrenmiş blog yazdığımı. Türkçeci geldi"Sen blog yazıyormuşsun" dedi. Tabi önce karnıma karşıdan karşıya geçerken araba çarpacak gibi olduğunda oluşan ağrı girdi. Evet, aynen o ağrı girdi. sonra "Evet ama nereden öğrendiniz?" dedim. "Hayranlarından" dedi JKHFDFGKLSJDLŞjkdhgjklsdafgjksasalfkghjlsdkfghskdlfgjasdlfşgjdfslkgsdf. Kaçıncı sınıflar, dedim. Hoca da sadece bir iki kişiden değil ki "10,11,12lerden baya hayranın var" dedi DKFJGJKSALŞFDGHJSDFGKLŞJSKLGHSDKFJdklfjhgsldfgşjksdfşlgjfsdgklvsdfhngklnvsd. okulda popiyim haberim yok kjdsfhgksd

Benim bu okula geçme amacım kimseyle muhatap olmamakken böyle şeyler oluyor ben çok gülüyorum. Biraz sinir de oluyorum ama çaktırmıyorum. 

Blogtan bahsetmişken eskiden beni okuyan yorum yapan seven bir okuyan kitlem vardı yazmayınca o kitle gitmiş blogumu sahipsiz bırakmışlar. Üzülmedim değil yani,kırıldım size ey takipçiler! Blogum ölmüş bir yorum atanım yok..

26 yorum:

  1. Şimdi; ilk olarak, ablam İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde 3.senesini okuyor ve gayet memnun. Öyle bilgilendirme şeysi olarak yazdım. İkincisi blog yazdığının okulda konuşulmasının ne kadar sinir bir durum olduğunu çok iyi bilirim, çünkü her 'bloguna girdiiiiim' dediklerinde mideme yumruk yemiş gibi oluyorum ve 'ne, ne blogu ya? Kim demiş benim blogum var diye?' gibi tepkiler veriyorum, tabii yemiyorlar orası ayrı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. işte o karın ağrısını anlayan bir insan! :D
      Gerçekten bıraktım artık zaten üniversite araştırmayı şu anda yaptığım şey sıkı çalışmak,düzeni elden bırakmayıp iyi bir puan almak. İyi puan aldıktan sonra elbet ki iyi bir üniversite yerleşirim.
      DÜŞÜNSENE KİMSE TANIMASIN RAHAT RAHAT KENDİ HALİNDE TAKIN DİYE OKUL DEĞİŞTİRİYORSUN OKULDA BÖYLE ŞEYLER OLUYOR. AĞLARIM.

      Sil
  2. Ehe :D Zaten bir yıl şuraya gidicem diyorsun bir dahaki yıl vazgeçiyorsun, en iyisi sınavdan sonra düşünmek bencede. O nasıl berbat bir durumdur. AqLadım déLicéé.(VURUN BENİ) Gerçekten, o nasıl berbat bir şeydir? En uyuz olduğum insanlar karşıma geçip 'blogunu okudum' diyorlar ve ben kaçıp gitmek istiyorum, sen kaçıp gitmişsin ama olmamış. Gerçekten ağlanır.

    YanıtlaSil
  3. özledik yahu! İngiliz Dil ve Edebiyatı seçmene şaşırdım doğrusu. Seni hiç öyle düşünmemiştim. Ama ben de İngiliz Dil ve Edebiyatı seçeceğim için mutlu olmadım değil!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne düşünmüştün yaaa! :D

      Sil
  4. seni seviyoruz, yazılarını da, uzaklaşmayın bizden zarar vermeyiz
    biz dostuz :D

    YanıtlaSil
  5. Ali ben aslında senin sıkı takipçinim, yazın ilk defa bloğuna girdiğimde "Allahım çocuk çok tatlı bi insan, içten yazıyor, bence evlenmeliyiz" demiştim. İşte o gün olan oldu ve o günden beri canım sıkıldığında belki bloğa bir şey yazmışsındır deyip mutlaka göz atıyorum. Yazdığını görünce de tam bir "sevindirik" olma olayının karşılığı oluyorum. Bir iki dakika önce de böyle bir zamandı... Ha bak uzun zamandır yorum da atmak istiyodum hatta geçenlerde bloğunun adını değiştirdin, beni iyi paniklettin açıkçası. "OHA GÜZELİM BLOĞU KAPATMIŞ OLAMAZ" dedim kendi kendime sonra gittim Tumblrına sana hesap sormak için. Neyseki sadece adresini değiştirmişsin. Takip ettiğim tek blogspot burası bak,onu da elimden alma sakın kıymetini bil :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. GÖKYÜZÜNE BAKSANA MUTLULUKTAN UÇUYORUM ALLAHIM NE TATLI BİR MESAJ BU EHEHEHEHEHHEHE

      Sil
    2. Hehe hak ediyosun ama :D yeni maceralarını bekliyorum, sen yaz ben okurum işim ne :D

      Sil
  6. O kadar çok çalışıyorsun ki sayısal seçmiştir diye tahmin ediyordum :D

    YanıtlaSil
  7. aliii aşgım nolur geri dön aliiiiii :(

    YanıtlaSil
  8. Hazirandan beri takip ediyorum. En eski kayıtlarını okumuştum bir gece oturup.
    Konuşmayı, tanışmayı çok istediğim bir insansın. Yazılarını o kadar samimi buluyorum ki oturup saatlerce dinleyebilecek, anlatabilecek potansiyelim var. Bir ara ortalıkta "Alii" diye dolaştığım da doğrudur, blogumda sana dair bir yazı olduğu da, hatta oğlumun adını "Mavi Ali" koymak istediğim de.
    Şu duruma gelince; yeni başladığım bir okulda 2. haftadan herkes öğrenmişti blog yazdığımı. Her ne kadar "Yok ya arkadaşımla yazıyoruz onun yazıları onlar :))" desem de, yemediler. Bir süre sonra artık insanların telefonlarında bile blogger kullanıcı adımla kayıtlıydım. Şu sıralar pek kimse söylemese de her an "blogunu okudum ya çok tatlısın ben de gitmiştim rita'ya" diyecek bir insan çıkma ihtimaline karşı mide ilacımla geziyorum. O anki stresin getirdiği mide ağrısı, 6 bardak kola içip matematik sınavına girecek olan bendeki mide ağrısından bile büyük.
    Yazdıkça yazarım gibi geliyor. Kısaca tanışmayı çok isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ehehehehe hem mavi hem ali. Blogunu merak ettim doğrusu. Ya blog ortamı burada okul hayatı orada kalmalı ki burada okuldakilerin altından girip üstünden çıkalım. ama böyle olunca yazarken de tedirgin hissediyor insan. ah nasıl anlıyorum seni!

      Sil
    2. değil mi ama! eski okulumda disipline bile şikayet edilmiştim :))

      Sil
    3. sözlü notumun düştüğünü bilirim....

      Sil
  9. ALİ NERDESİN? ALİİM? NAAPTILAR SANA ALİİM?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ALİNİN SINAV YÜZÜNDEN DÜŞTÜĞÜ DURUMLAR TEMALI BİR YAZI YAZARDIM DA İÇLER ACISI OLURDU...

      Sil
  10. 1 ay 10 gündür bekliyoruz, beklerizzz

    YanıtlaSil
  11. özledik ama sabrın sonu selamet :) özelliikle şu patates burunlu hocan mı vardı neydi o hala dersine giriyor mu? o kezbanımsı kıza nooldu? ve daha niceleri

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık o dershanede değilim patates buruna ne oldu bilemiyorum. emekli olmuştur umarım :P

      Sil
  12. LAN YETER AQ SENİ Mİ BEKLİCEZ AT KAFASI. (BEKLEMEKTEN CİYERİ SOLDU)

    YanıtlaSil
  13. YAZI YAZMAN İÇİN ARKANDAN KÜREKLE Mİ KOVALIYIM ALİ? BAK ZATEN SİNİRLİYİM SON YAZININ ALTINA YORUM YAPAMADIM ŞURAYA YAZMAK ZORUNDA KALDIM. AAA. AFERİN GÜZELCE DELİRTİN BENİ.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazı yazmıyorum artık. yani yazıyorum ama saman kağıtlara. o yüzden bekleme artık. ali yazılarını paylaşmak istemiyor.

      Sil
    2. ŞU AN ÜZDÜN. ama yapılabilecek bişiy yok sanırım. karışamıyosun ki şurdan aq. ELVEDA MADEM ALİ UMARIM KADER BİZİ BİRLEŞTİRİR............

      Sil
    3. BENİ BÖYLE SEVİN ZALIMLAR

      Sil